Asalet kazandıran esaret
“Esaretin Bedeli” filmi, demir parmaklar arasında geçen en umut dolu filmlerden biri. Bu bakımdan da sinema tarihinin önemli filmleri kategorisinde yer almayı hakeden bir film.
Özellikle yönetmen Frank Darabont, gerek kullandığı sinemasal dille, gerek oyuncu seçimiyle gerekse de Stephen King romanını beyaz perdeye ustalıkla aktarmasıyla elde ettiği başarıyı gişede rekor kırarak kanıtlamış oldu.
Pek çok insanın her şeyin sonu olarak gördüğü cezaevinde klasik müziğin de yardımıyla (!) umudunu yitirmeyen ve hayata sıkı sıkıya bağlı karakterimiz Andy, adeta günlük hayatlarında en ufak şeyleri bile bazen çok fazla büyüten bizlere de çok zekice bir ders veriyor. Aynı zamanda çıkmamış candan umut kesilmez felsefesi filmin içine başarıyla serpiştirilmiş durumda.
Psikolojik boyutlarının yanı sıra insani boyutta da önemli mesajlar veren film, kamera açıları ve kurgusuyla da insanı merakta bırakan bir son hazırlıyor.
Açıkcası bu filmi kesinlikle görmeli, hatta alıp arşivinize koymalısınız.








